İşveren maaştan ceza kesebilir mi?
Kesebilir, ama yalnızca iş sözleşmesinde ya da toplu iş sözleşmesinde önceden yazılmış bir sebep varsa ve ayda en fazla iki günlük ücret kadar. Buna İş Kanunu md. 38'de "ücret kesme cezası" denir. Kanunun koyduğu şartlar şunlardır:
- Sebep önceden yazılı olmalı: Sözleşmede ya da toplu sözleşmede gösterilmemiş bir sebeple ceza kesilemez. "Yönetim uygun gördüğünde ceza keser" gibi belirsiz bir cümle yeterli değildir.
- Hemen ve gerekçesiyle bildirilmeli: Kesinti, sebebiyle birlikte sana derhal bildirilir.
- Ayda iki günlük ücreti aşamaz: Parça başı ya da yapılan işe göre ücret alıyorsan sınır, iki günlük kazancındır.
- Para işverende kalmaz: Ceza olarak kesilen tutar, işçilerin eğitimi ve sosyal hizmetleri için kesildiği tarihten itibaren bir ay içinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı hesabına yatırılır; işveren bu paraların ayrı hesabını tutmak zorundadır.
Son madde önemli bir ipucudur: ücret kesme cezası işverene para kazandırmaz. İşveren kestiği parayı kendi kasasına koyuyorsa bu, kanundaki ceza değil, hukuka aykırı bir kesintidir.
Ücret kesme cezası en fazla ne kadar olabilir? Örnek hesap
Bir ayda kesilebilecek ceza, iki günlük ücretin toplamını geçemez. Aylık ücretli çalışanda günlük ücret genellikle aylık ücretin 30'a bölünmesiyle bulunur. Aşağıdaki rakamlar örnektir:
aylık ceza üst sınırı = (aylık ücret ÷ 30) × 2
| Aylık ücret (örnek) | Günlük ücret | Bir ayda kesilebilecek en fazla ceza |
|---|---|---|
| 30.000 ₺ | 1.000 ₺ | 2.000 ₺ |
| 45.000 ₺ | 1.500 ₺ | 3.000 ₺ |
| 60.000 ₺ | 2.000 ₺ | 4.000 ₺ |
Aynı ay içinde üç kez geç kaldın ve sözleşmende her gecikme için yarım günlük ceza yazıyor diyelim: toplam bir buçuk günlük ücret kesilebilir. Beşinci gecikmede toplam iki buçuk güne çıksa bile o ay yalnızca iki günlük ücret kesilebilir. Bordrondaki kesintileri okumayı brüt ve net maaş farkı rehberinde anlattık; işveren her ödemede kesintileri gösteren bir ücret hesap pusulası vermek zorundadır (İş Kanunu md. 37).
Kasa açığı ya da sayım eksiği maaştan kesilir mi?
İşveren, kasa açığı ya da sayım eksiği gibi bir alacağını senin rızan olmadan maaşından düşemez. Türk Borçlar Kanunu md. 407'ye göre işveren, işçiden olan alacağını ücret borcuyla ancak işçinin rızasıyla takas edebilir. Tek istisna, işçinin kasten verdiği ve yargı kararıyla kesinleşmiş bir zarardır; o durumda bile kesinti ücretin haczedilebilir kısmıyla sınırlıdır.
Bu, kasiyerin, mağaza çalışanının ya da depo görevlisinin "açık çıktı, maaşından keseceğiz" cümlesine karşı en önemli dayanağıdır. İşveren zararın senden kaynaklandığını düşünüyorsa alacağını ayrıca istemelidir; maaşı kendiliğinden eksik yatırarak tahsil edemez. Bir zarar için açıkça ve serbest iradenle onay verdiysen durum değişebilir; işe girerken imzalatılan genel bir "her türlü zarar maaşımdan kesilsin" yazısının geçerliliği tartışmalıdır. İmzalamadan önce ne imzaladığını oku ve bir kopyasını iste.
Kırdığım eşyanın parasını ödemek zorunda mıyım?
Kusurunla verdiğin zarardan sorumlu olabilirsin, ama sorumluluğun ölçüsü kusurunun ağırlığına ve işin niteliğine göre belirlenir. Türk Borçlar Kanunu md. 400'e göre işçi, işverene kusuruyla verdiği zarardan sorumludur; bu belirlenirken işin tehlikeli olup olmadığı, uzmanlık ya da eğitim gerektirip gerektirmediği ve işverenin bildiği ya da bilmesi gereken yeteneklerin dikkate alınır.
- Olağan iş kazası: Yoğun saatte elden kayan bir bardak, işin doğal riskidir; çoğu durumda işçiden istenmesi zordur.
- Ağır ihmal ya da kasıt: Kurallara açıkça aykırı davranarak verilen zararda sorumluluk artar.
- Ödeme yolu: Sorumlu olsan bile işveren tutarı maaşından tek taraflı düşemez; yukarıdaki takas kuralı geçerlidir.
Maaşa yansıyan her kesinti için hangi gerekçeyle yapıldığını yazılı iste. Avans ise farklıdır: işverenden aldığın avansın sonraki maaştan düşülmesi kesinti değil, önceden ödenmiş ücretin mahsubudur.
Maaştan haksız kesinti yapılırsa ne yapmalısın?
Haksız kesilen tutar ödenmemiş ücrettir; önce yazılı olarak istersin, olmazsa arabulucuya başvurursun.
- Belgeyi topla: Bordro (ücret hesap pusulası), banka dökümü, sözleşmen ve kesinti bildirimi.
- Yazılı talep et: Kesintinin dayanağını ve iadesini e-posta ya da dilekçeyle iste.
- Şikâyet yolu: Çalışmaya devam ederken Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına (e-Devlet ya da ALO 170) şikâyette bulunabilirsin; iş müfettişi inceleme yapabilir.
- Arabuluculuk: Ücret alacağı için dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur (7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu md. 3); atlanırsa dava usulden reddedilir. Masrafı arabuluculuk ücreti kim öder rehberinde anlattık.
- Süre: Ücret alacakları 5 yıllık zamanaşımına tabidir (İş Kanunu Ek md. 3).
Ücretin kanuna ya da sözleşmeye uygun hesaplanmaması ya da ödenmemesi, işçiye haklı nedenle fesih hakkı da verir (İş Kanunu md. 24/II-e). Bu yolun kısa süreleri ve kıdem tazminatına etkisi için maaşım yatmadı ne yapmalıyım rehberine bak.
İcra kesintisi ve nafaka kesintisi ceza mı?
Hayır. Maaş haczi bir ceza değil, alacaklının icra dairesi kararıyla yaptığı kesintidir ve sınırı kanunda ayrıca belirlenmiştir. İş Kanunu md. 35'e göre aylık ücretin dörtte birinden fazlası haczedilemez ve başkasına devredilemez; nafaka alacakları bu sınırın dışındadır. Gelir vergisi, damga vergisi ve SGK primi gibi yasal kesintiler de ceza değildir.
| Kesinti | Dayanağı | Sınır |
|---|---|---|
| Ücret kesme cezası | İş sözleşmesi ya da toplu sözleşme | Ayda 2 günlük ücret |
| Kasa açığı, kırılan eşya | İşçinin rızası ya da kesin yargı kararı | Rıza yoksa kesilemez |
| Maaş haczi | İcra dairesi | Ücretin dörtte biri (nafaka hariç) |
| Avans mahsubu | Önceden ödenen ücret | Alınan avans kadar |
Maaş haczinin nasıl hesaplandığını maaş haczi rehberinde ayrıntılı anlattık.