İbraname imzalarsan işverenden alacaklarını kaybeder misin?
Her imzaladığın ibraname seni bağlamaz. Türk Borçlar Kanunu md. 420, işçinin işverenden alacağına ilişkin ibra sözleşmesinin geçerli olması için dört şart arar; bu şartları taşımayan ibraname kesin olarak hükümsüzdür. "Tüm haklarımı aldım, işverenden alacağım yoktur" gibi genel bir cümle, çıkış günü imzalansa bile çoğu zaman bu şartları taşımaz.
İbraname, işten ayrılırken sık karşılaşılan belgelerden biridir. Kıdem ve ihbar tazminatı gibi alacaklarını aldığını gösterir; bu yüzden imzalamadan önce şartlarını bilmek hakkını korur.
Geçerli bir ibranamenin 4 şartı nelerdir?
İbra sözleşmesinin geçerli olması için şu dört şartın hepsinin birlikte gerçekleşmesi gerekir (md. 420):
| Şart | Ne demek? |
|---|---|
| 1. Yazılı olmalı | Sözlü beyan ya da imzasız belge ibra sayılmaz |
| 2. 1 ay geçmiş olmalı | İbra tarihi itibarıyla iş sözleşmesinin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık süre geçmiş olmalı |
| 3. Alacağın türü ve miktarı açık yazılmalı | "Tüm alacaklarım" gibi genel ifade yetmez; hangi alacak ve ne kadar olduğu belirtilmeli |
| 4. Ödeme noksansız ve banka yoluyla yapılmalı | Ödeme hak tutarına nazaran eksiksiz olmalı ve banka aracılığıyla yapılmalı |
Bu şartlardan biri bile eksikse ibraname hükümsüzdür. Örneğin çıkış günü imzalanan ibraname, sözleşmenin sona ermesinden başlayarak bir ay geçmediği için süre şartını karşılamaz.
Hakkın gerçek tutarda ödenmediyse imzan ne anlama gelir?
Kanun, hakkın gerçek tutarda ödendiğini içermeyen ibra sözleşmelerini ya da ibra beyanı içeren ödeme belgelerini içerdikleri miktarla sınırlı olarak makbuz sayar. Yani imzan ödeme aldığını gösterir, ama ödenmeyen kısımdan vazgeçtiğin anlamına gelmez. Bu durumda dahi ödemelerin banka aracılığıyla yapılmış olması zorunludur (md. 420).
Örnek (rakamlar örnektir): Kıdem ve ihbar tazminatı olarak sana toplam 140.000 ₺ hakkın olduğunu varsay. İşveren çıkış gününde 100.000 ₺'yi bankadan yatırıp "tüm haklarımı aldım" yazan bir belge imzalatıyor.
| Kalem | Tutar (örnek) |
|---|---|
| Gerçek hak (kıdem + ihbar) | 140.000 ₺ |
| Bankadan yatırılan | 100.000 ₺ |
| İbraname hükümsüz olduğu için istenebilecek fark | 140.000 − 100.000 = 40.000 ₺ |
Elden ödeme de sorundur: ödeme banka aracılığıyla yapılmamışsa ibraname geçersiz olur; makbuz sayılması için de ödemenin banka yoluyla yapılması gerekir. Bu yüzden tazminatların hesabına yatırıldığından emin ol; ödeme dekontlarını sakla.
İşten ayrılırken imzalamadan önce ne yapmalısın?
İmza atmadan önce kendi hesabını yap. Çıkış tutanağında yazılı rakamı, hakkın olan kalemlerle karşılaştır; hangi alacaklarını aldığını ve almadığını net gör.
- Alacak kalemlerini listele: Son maaş, kullanılmayan yıllık izin ücreti, fazla mesai, kıdem ve ihbar tazminatı. Hesap için kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve fazla mesai rehberlerine bak.
- Belgeyi oku: "Tüm haklarımı aldım" gibi genel bir cümle varsa ve alacak türü ile tutarı yazmıyorsa imzalama ya da çekince yaz.
- Çekince koy: İmzalamak zorundaysan "eksik ödemeler için dava hakkım saklıdır" ya da "yalnızca X TL aldığımı kabul ederim" gibi bir şerh düş.
- Banka dekontunu iste: Ödemenin banka yoluyla yapıldığını gösteren belgeyi al.
- Kopyanı al: İmzaladığın her belgenin bir örneğini sakla.
İşten çıkarılmanın geçersiz olduğunu düşünüyorsan, ibraname imzalamadan önce işe iade davası sürelerine de bak; bir ay içinde arabulucuya başvurmak gerekir.
İbraname geçersizse alacağını nasıl istersin?
İbraname hükümsüzse işverenden alacağını talep etmek için önce arabulucuya başvurman gerekir; işçi alacağı davasında arabuluculuk dava şartıdır (7036 sayılı Kanun md. 3). Arabulucuya başvurmadan açılan dava usulden reddedilir.
- Yazılı talep: Eksik kalan tutarı ve kalemi işverene yazılı bildir.
- Arabuluculuk: Anlaşma olmazsa son tutanakla iş mahkemesinde dava açabilirsin.
- Süreyi kaçırma: Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücretinde zamanaşımı süresi 5 yıldır (İş Kanunu Ek md. 3). Diğer alacaklar için süre farklı olabilir; bir uzmana danış.
İbranamenin bu şartlarına uyup uymadığı her somut olayda dosyadaki belgelere göre değerlendirilir. Kendi belgeni bir avukata ya da arabuluculuk bürosuna göstermek en güvenli yoldur.